1 Kas'79 Mutahhar
Ben de biraz katkıda bulunayım;
Dersimiz çok sevdiğimiz hocamız Prof.Dr. Asım Özkan' ın dersi Analiz 2 idi.
Kapıyı açıp giren kişi;
Arkadaşlar, Maden Fakültesinde forum düzenleyen arkadaşlarımızı faşist jandarma basmıştır. Arkadaşlarımız direnmektedir. Onlara destek olmaya gidiyoruz.
dedi.
Asım Hocamız
Ben bu olayı görmedim
diyerek arkasını döndü. Bizler de sıvışmak için yol aradık ama her taraf tutulmuştu. Ben de “Ne yapayım bir de yürüyüşe katılayım? Bakalım nasıl bir şey” diye mecburen gruba katıldım. Slogan ata ata 20 - 30 metre ilerledik. Ben bir anfiye girdim. Camdan aşağı baktım. Cemselerle askerler gelmiş, süngü takmış, yaklaşıyorlardı. Orta merdivenler boştu. Ama kimse mimlenirim diye oradan inmeye cesaret edemiyordu. Tesadüfen o gün bende takım elbise ve bond çanta vardı. Her şeyi göze alarak orta merdivenlerden aşağı indim. Kapıda bir asker ve hepimize tanıyan sarışın kibar bir polis vardı. Asker beni durdurdu.
Çıkamazsın
dedi. Polis de
O asistan geçsin
dedi ve ben dışarı çıktım. Hemen arkamdan o kocaman kapıları kapattılar. Heyecanım yatışsın diye Feza Büfeye gittim ve bir çay istedim. Çayımı içerken bir de ne göreyim: Bize
haydi arkadaşlar, şöyle yapalım, böyle yapalım
diyenlerin hepsi dışarıda! Ertesi günü içeriye alınmamış az bir arkadaşla Mediko' ya gittik. İlaç ve meyve alıp Kağıthane' ye arkadaşlarımıza götürdük. O gün öğrendim ki Kağıthane ve Hasdal’ın sıkıyönetim komutanı annemin çocukluk arkadaşı Tümgeneral Mustafa Katırcıoğlu imiş. Babamla kendisini ziyaret ettik. Durumu anlattık. Suçlular dışarıda, suçsuzlar içeride dedik. Kendisi
Biz hepsini biliyoruz. En kısa zamanda hepsini salacağız
dedi. Şimdi kendisi rahmetli oldu.
Hey gidi günler. Selam ve sevgilerimle,


0 yorum:
Yorum Gönder